Aşk-ı Memnu Fan Sitesi

♥ Beren Saat [Aşkı Arayan Bir Aşk Hikayesi] Kıvanç Tatlıtuğ ♥

       Aşk-ı Memnu Fan SitesiHoşgeldiniz :Misafir
En son ziyaretiniz:


    Acı Olmasa

    Paylaş
    avatar
    SunseT
    Bağımlı Üye
    Bağımlı Üye

    ZodyakBoğa Domuz

    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 289
    Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 18/06/09
    Uyarı Puanı Uyarı Puanı : 4
    Yaş Yaş : 22
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 19/05/95
    Nerden Nerden : Azerbaycan
    Hangi Dizi Karekteri Hangi Dizi Karekteri :

    Konu İkonu Acı Olmasa

    Mesaj tarafından SunseT Bir Paz Ocak 24, 2010 8:04 pm

    [b]Acı Olmasa...


    Kısım 1."Başlangıç mı,son mu?"

    Ne kadar güzeldi o günler..Değerini bilmezdik,sıkılırdık.Şimdi sıkıldığım o günlere döne bilmek için neler vemezdim,ne kadar mutluyduk aslında şimdi anlıyorum.Her şey ne kadar sakince,kendi çekimiyle akıp gidiyor,bizeyse sadece kenardan izlemek kalıyordu.Bir şeyleri yakıp-yıkmak isterdik hep,komik olanıysa başarırdık.İşte o zamanlar annem bizi azarlar,babam öğütler verir,bizse hiç dinlemez,doya-doya keyfini çıkarırdık.Kardeşim gibi yanımda büyüyen kişilerin gelecekte benim için hayatlarını mahv edeceklerini hiç düşünmezdim.Şimdi delicesine aşık olduğum kişiye bir zamanlar “kanka” derdim,Toygara abi derdim..Bazen sinirlendirirdim onu,hızlıca arkamdan kovar,çıkmaz bir sokağa götürüp beni yakalardı.Bu durumda “kankaaa,gel beni kurtar” diye bağırırdım,bazen gelirdi.Beni Toygarın elinden aldıktan sonra koşarak sahile inerdik,güvende olduğumuzu düşündüğümüz tek yer olan sahile.Az sonra Toygar yanımıza gelir,Çağdaşla şaka mı,kavga mı bir türlü seçemediğim bir duruma girerdi.Araya benim de girmemle,iş resmen içinden çıkılmayacak hale gelirdi.Kum üzerinde kıyasıya bir mücadele başlar,kahkahalarla dolu dakikalar yaşanırdı.Yorulunca gülücükler eşliğinde kuma yatar,kendimizi güneşe verirdik.İlginç olansa şimdi geçmişime dair yalnızca bunları hatırlıyor olmam,sanki hiç kış yokmuş,hep yaz,güneş,sahil ve komik kavgalar varmış gibi. Düşününce aklıma bir kaç hatıra daha gelir oldu şimdi.Günler gözümün önünden ışık hızıyla geçip-gitti.Nihayet o günlerden birini yakalamayı başardım.Elimde duruyor,merakla izliyorum hafızamdaki o zorla yakaladığım hayatımızın hem geçmiş,hem gelecek günlerini süsleyecek o günü.İzliyorum,izledikce duygulanıyorum,sadece hüznün değil,aşkın da olmadığı o masum günlerden biri.
    Çağan balık avıyla meşgul,Irmak her zamanki gibi yanımızdan hiç ayrılmıyor,Melike hoş sohpetleriyle balık avına renk katıyor.Aa,Toygar da burda.Sessiz,sakin durmuş beni izliyor,artık nedense? Ve Çağdaş-siyah gözlerine daha o çocukluk yıllarından hayran olduğum Çağdaş.Nedeni bilinmez,yine malum gürültü çıkıyor.Çağdaş Toygarı aldığı gibi denize atıyor.Tabi o düşer de,biz kalırmıyız,hiç bir şeye aldırmadan bir-birimizi ite-ite denizdeyiz.Deniz adeta bizle beraber şenleniyor,güneş mutluluğumuza bakıp göz kırpıyor,acının simgesi bulutlarsa göze görünmemek üzere kayboluyor...O an hep birlikte el-eleyiz,bir daha hiç ayrılmayacağız.İşte bu an bizim için başlangıç değil,acının hiç olmadığı hikayemizin bitiş noktası..
    Kişi yaşamalıdır aşkını ölesiye. Hele acıysa… Aşk girdi mi araya insan acıya da doymaz olur. Bırakır kendini, çırpınmaz bile. Kurtulamayacağını bilir. Kim kurtulmuştur ki bugüne kadar aşk acısından. Kim? Aşk değil mi bu varsın acıtsın deriz. Neler çekeriz, uğruna neler feda ederiz. Ama o ne yapar, gelişinde nasıl sevindirdiyse sizi “sen sevin şimdi. Nasılsa gideceğim. Hem de öyle kaçıracaksın ki beni herkes gibi elinden acıycak sonunda canın.”der.

    Çoçukluklarından beri 5 kuzen hep bu ağacın altında oturur,kalkar,oyun oynar,hayal kurarlardı.2 kız,3erkekten oluşan bu “çete” çok eğlenceliydi.Aralarında kopması imkansız çok güçlü bağlar vardı.En büyükleri Çağan çocukken en yaramaz olmasına rağmen şimdi çok daha sakindi.Kardeşi Irmak ise çocukken olduğu gibiydi-hiç değişmemişti,etliye-sütlüye karışmaz,hep o sözü geçen ağacın-bahçelerindeki yukardan çetirlenmiş çınar ağacının altında oturup arkadaşlarıyla sakin-sakin oynardı.3.kuzen ise bir başka amca çocuğu Melikeydi.Hayatta şimdiye kadar hiç yanlış yapmamış,hep sevecen tavırlarıyla “çetede” ün kazanmış bu kız,hayatın ona sunacağı süprizleri sabırsızlıkla beklemktedir.4 numara kuzen ise Melikenin kardeşi Toygardır.Deniz rengi gözleri,sarı saçları ve zarif vücuduyla kişiliği bir-birine hemen-hemen hiç uymuyordur.Ve geldik sonuncu kuzene,Çağdaş...3.amcanın tek çocuğu.Annesi o daha 4 yaşındayken hayattan göçüp gitmiştir.Tek çocuk olduğu için az-çok şımarık büyütülmüştü ancak hayatta iyilik ve sevgi için yapamayacağı hiçbir şey yoktur.Kim bilir,belki de başına geleceklerin en büyük sebebi de budur.Kocaman bir ailenin sonuncu çocuğu olması onun üstünde daha çok titrenilmesine sebebti.Her ne kadar Çağdaş ara-sıra bu ilgiden bunalsa da,sevildiğini bilmek çok hoşuna gidiyordu.Toygarla aralarında sadece 1yaş fark vardı ve hayattaki en yakın arkadaşı da oydu...

    Bu gün yine Melike salıncakta sallanıp onu fazlasıyla bunaltan derslerini aklından biraz olsun atmak için uğraşıyordu.”Aman tanrım,bu üniversite ne zormuş” diye mız-mızlanıyordu.17 yaşındaki Çağdaş Toygarla oturmuş 3 gün sonraki “büyük imtihana” son hazırlıklarını yapıyorlardı.Evet,tam 3 gün sonra her ikisininin hayatlarında dönüm noktası yaratabilecek bir 3 saate başlayacaklardı.11 yıldır süren bu yoğun ders temposunun yorgunluğunu 3gün sonra eğer iyi sonuç elde ederlerse üzerlerinden ata bileceklerdi.Toygar Çağdaştan 1yaş büyük olmasına rağmen okula onunla aynı yıl gitmişti.Şimdiyse eğer sınavı kazanamazsa doğru askerliğin yolu görünecekti-diye korkuyordu içten-içe...
    Tam da beyni allak-bullak olmuşken komşu kızı Gülnuru karşısında buldu Çağdaş.Onu normalde pek de çok sevmezdi,fakat onu derslerden 1saatliğine bile olsa kurtaracağı için hiçbir şeye fazla reaksiyon vermeyen Toygar bile şaşırtan samimilikle Gülnurla sohbet etmeye başladı.Bu durum Gülnur içinde eldenkaçırılmaz bir durumdu çünki,okulunu bitirip üniversite sınavına 3gün kalan öğrencilerdendi.Aslına bakarsan dersleri sallamak niyetiyle komşuya gidiyorum deyip gelmemişmiydi buraya?
    Her 3-ü –Çağdaş da Toygar da Gülnur da dersleri unutup katı bir sohbete başladılar.E tabi salıncaktan inip yanlarına gelen Melikeye sokaktan dönen büyük kuzen Çağan da eşlik etmezse olmazdı.Yarım saate kalmaz diğer kuzen Irmak ta aralarına katıldı.Gülnurla birlikte altı kişiye varan “çete” herşeyi unutmuş,hoş sohpetlerle mutlu-mutlu gülüşüyorlardı.Büyük kuzenler Çağan ve Irmak aşk hayatlarının zorluklarını,Melike arkadaşları ve dersleriyle yaşadığı sorunları,Toygar,Çağdaş ve Gülnursa 3gün sonraki imtihanı unutmuş ağacın altında ta akşamın 11-e kadar sohbet ettiler.Bu akşam Gülnur her zaman olduğundan daha da güzel görünüyordu.Tabi ki de bunu içten-içe Gülnuru seven Toygar da fark etmemiş değildi...
    Herşey...ama herşey değişecekti.Hayatın onlara sunacağı acılardan habersiz hepsi o mutlu anların tadını çıkarıyorlarlardı.Mutlulardı...Tabi 3 gün sonraki büyük stresi hatırlamasalar.Acaba 3 gün sonra hayat onlar için , özellikle Çağdaş ve Gülnur için neler planlıyordu?
    avatar
    SunseT
    Bağımlı Üye
    Bağımlı Üye

    ZodyakBoğa Domuz

    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 289
    Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 18/06/09
    Uyarı Puanı Uyarı Puanı : 4
    Yaş Yaş : 22
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 19/05/95
    Nerden Nerden : Azerbaycan
    Hangi Dizi Karekteri Hangi Dizi Karekteri :

    Konu İkonu Geri: Acı Olmasa

    Mesaj tarafından SunseT Bir Paz Ocak 24, 2010 8:07 pm

    nasıl Crying or Very sad iyi olmuş mu yoksa komik mi çıkmış clown
    avatar
    SunseT
    Bağımlı Üye
    Bağımlı Üye

    ZodyakBoğa Domuz

    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 289
    Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 18/06/09
    Uyarı Puanı Uyarı Puanı : 4
    Yaş Yaş : 22
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 19/05/95
    Nerden Nerden : Azerbaycan
    Hangi Dizi Karekteri Hangi Dizi Karekteri :

    Konu İkonu Geri: Acı Olmasa

    Mesaj tarafından SunseT Bir Paz Şub. 07, 2010 10:56 am

    nası yaa kimse okumadımı Suspect

    Sponsored content

    Konu İkonu Geri: Acı Olmasa

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Perş. Ekim 19, 2017 2:39 pm